|
Ahmet Uluç
Öğretilmiş Çaresizlik
Uzun bir ara verdikten sonra merhaba diyerek yeniden düşüncelerimi sizlerle paylaşmaya başlamak heyecan veriyor. Son yazımdan beri gecen sürede yazmadım ama bu gecen zamanı boşa harcamadım. Yayına başladığımız bir yıl öncesinde aslında ne yapmak istediğimizin kararını vermiştik ama ülkemizin gerçeklerine uygun doğruyu yapmak adına hangi yöntemi kullanacağımızı tam bilmiyorduk.
Elimizde var olan bilgi ve tecrübe yapmayı düşündüğümüz habercilik ve bilgi ortamı yaratma kaygısını işlevsel hale getirip ülkemizin sanayi ve ticaret insanlarına yeterli derecede hizmet sunmaya yetmeyeceğini anlamıştık. Bununla birlikte günümüzde toplumumuzu kemiren yenilgiyi baştan kabul ettiren “ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİĞE“ direnme kararının bütün ekimizin ortak kararı haline gelmesi, benim ve ekip arkadaşlarımın çalışma isteğini her gecen gün biraz daha artırmaktaydı. Bu kararlılık ve çalışma azmi sayesinde olanaklarımız el verdiğince ulaşa bildiğimiz her yere ulaşmaya çalıştık , ama sonuçları hiçte tahmin ettiğimiz gibi değildi çünkü bizim gibi düşündüğüne inandığımız bir çok bilim insanı , sanayici ve ticaret insanıyla görüştüğümüzde hep aynı sonuçla karşılaştık kendi olanaklarının ve gücünün farkında olmamak. Ülkemizin ve insanlarımızın hak ettikleri refah ve çağdaş uygarlık seviyesine ulaşamamasının temellin de yatan sebep buydu.
Öylesine aşılmaz sıradağlar gibi engeller yaratılıyordu ki bu engellerin aslında sadece insanımızın esiri olduğu “Öğretilmiş Çaresizlik “ten başka bir şey olmadığı gün gibi aşikardı. Engeller zihinlerdeydi var olma sebebi de bilgi sahibi olmamaktı . Buna rağmen bilgi sahibi olmadan fikir sahibiydiler ve konuştuklarında ifade ettikleri düşünceleri yazmaya ve yayınlamaya cesaret edilemeyecek kadar ham olduğu için sudan bahanelerle gün geçiriyorlardı ve hala da geçiriyorlar. Bu gecen sürede olanaklarını tam kapasiteyle kullanmadıklarından dolayı çevrelerine verdikleri zarar ise her geçen gün kabul edilebilir sınırları aşmakta buna rağmen hala gereken adımları atmaktan çekinmekteler. Bu davranışın aslında tutarlı bir tarafı olmadığı halde
gerek yanlış ekonomi politikaları gerek yerli sanayici ve ticaret insanlarının köylülükten kentliliğe geçiş sürecini tamamlayamamış olmaları da yadsınamaz bir gerçekti. Bu gerçekle karşılaştığımızda ben ve çalışma arkadaşlarım sorunu aşmanın yolunun tek olduğunun farkındaydık. Öngördüğümüz zahmetli ama bir o kadarda heyecan verici bir yöntemdi, çünkü kolayı değil zoru seçmiştik birebir ilişkilerle ulaşa bildiğimiz her yere ve her türlü meslek dalına ulaşacak ve bu bilgileri haber ve yorumları hiçbir aracı olmaksızın kendimiz üretecek ve yayınlayacaktık öylede yapmaya başladık şimdilik hizmete soktuğumuz firmalar rehberi 1700 ayrı iş kolu ve ülkemiz geneline yayılmış 450 ayrı firmayı içermektedir. Hazırlıklarına devam ettiğimiz sektörler rehberi ile meslekler rehberi de yakın zamanda yayına geçecektir. Her gecen gün firmalar rehberindeki şirket sayısı artmaktadır, bunu la birlikte ,kullanıma soktuğumuz ikinci el ilanları ve eleman ilanlarını sadece elektronik postayla yollayacağınız bir mesajla kullana bilirsiniz.
Amaç edindiğimiz özgün ve doğru habercilik ve bilgi ortamı oluşturma çabalarımız bundan sonrada devam edecektir sizlere daha geniş ortamda hizmet vermemiz için desteğiniz gerekmektedir Israrla üzerinde durduğumuz konu hep birlikte çalışmak olduğu gerçeğidir. Gelecek günlerde yeniden birlikte olmak dileği ile
Başarılar dilerim.
30/03/2007
|